YAZ GECESİ Yeniden bulacağım seni günün birinde
Bir yaz gecesi buluşacağız biliyorum
Elim ayağım tutmayacak
Seni hâlâ seviyorum diyeceğim
Terasta sıcak bir meltem esecek
Ateşi körükleyecek sönmemecesine
Etler cazırdayacak, kokusu burnumuzda
Şarap dillerimizi enikonu çözecek
Eski günlere döneceğiz
Dönelim
Yüreğim iki katı çırpınacak
Söyleyemediklerimi söyleyeceğim
Söyleyeceğim
Bunu yaşamıyoruz biz
Bu başka bir zaman olmalı
Gramofonda Coltrane çalıyor
Nasıl güzel, nasıl sevdalı
Teras zaten başlıbaşına bir canlı
Seni seviyorum, seni hâlâ seviyorum
Seni ölesiye seviyorum
Gece alıp başını yürüyecek
Sabah hiç olmayacak
Gün hiç ışımayacak
Sana hiç olmayacak bir yaşam
Hiç olmayacak bir insan vadedeceğim
En coşkulu bölümde kekeleyeceğim
Ve biliyorum, sen kalkıp gideceksin
dinleyeceğiniz/indireceğiniz şarkılar lisansa tâbi değildir. hepsi insanlara arz edilmiştir.
SEVGİLİM HAYAT BU Sil gözyaşlarını otur yanıma
Sana hayatın anlamını söyleyeceğim
Sevgilim hayat bu, kabul et gerçeği
Önce gülümse bana, sonra gideceğim
Çünkü tutkular tehlikelidir
Çünkü ayrılık aşkın peşindedir
Aşk ise gözyaşının kardeşidir
Arzular söner, kül olur biter
Bir aşk ölür, yenisi başlar, yeni baştan
Sevgilim hayat bu, gitmek zorundayım
Sevgilim sevme beni, ben başkasıyım
Özgür olmalı ruhun, sev kendini
Aşık olmak ta var, parasız kalmak ta var
Bebeklerini sevmek, bazan hasta olmak
Sevgiye susamak var zaman zaman
Yaprak olmak da var bahar dallarında
Bazan yem olmak var martılara
Göklere uçmak bazan bir coşkuyla
PARADAN BANA NE Kuş olsam
Tutsak ama neşeli
Avcunda minik ruhum
Mutlu eder miydim seni?
Takılar taksam
Saçlarım uzun yeleli
Giysilerim rengarenk
İnsan yapar mıydı beni?
Hey, paranın soylu efendisi
Zenginlik bir zincire vurulur
Zaman alır götürür seni
Orda mülkün kölesi olunur
Türküler söylesem
Güneşi ve denizi
Bildiğim gibi özgür
Yine sever miydin beni?
Rüzgar olsam
Körüklesem ateşini
Küskün olsam kaç yazar
Fark eder miydin beni?
SEL şehirde bir ben uyanıktım o saat
bir de postahane memurları
telaşsız
ilk gümbürtü kuzey-batıdan koptu
silah sesi, bımba ya da yıldırım
herşey geldi aklıma ama
barajın yıkılması
pencerem kırıldığında seni göremezdim
ellerinden tutup
‘sakın korkma’ diyemezdim
ilk dalga bir iskemle vurdu göğsüme
bir de kafası kopmuş plastik bebek
sana ulaşmadan koşup
haber vermeliydim
sen olup bitenden habersiz
uyuyordun
belki ünlü olduğun vardı düşünde
inan selden hızlı koşmak istedim
koca bir suyun yavaş olacağını
şehri ağır ağır yutacağını düşündüm
kapının ağzında yakalandım kollarına
yüreğim dururken seni görebilmek isterdim